• mehmet konca

BAHÇE VE PEYZAJ BAKIMINDA AĞAÇLARIN YAPISI VE BÜYÜMESİ

Peyzaj mimarisinde genellikle ağaçları iki ana gruba ayırırız. Bunlar yaprak döken ağaçlar (geniş yapraklılar) ve herdemyeşil (ibreli ağaçlar) ağaçlardır. Ağaçlarda bir vejetasyon dönemi için genellikle bir sürgün yılı oluşur. Bazı özel ağaçlarda ise bu sayı iki hatta üç olabilir. Örneğin bir kızılçam ağacının büyümesi, ilkbahar ayları içinde verilen uzun bir sürgünün ardından, yaz kuraklığının olduğu aylarda duraklayacaktır. Sonbahara geldiğimizde ise bu bitki yeni sürgünler verecek ve o vejetasyon dönemi içinde 2. ve hatta 3. kez büyümesini gerçekleştirecektir. Dolayısıyla kızılçam gibi birçok Akdeniz bitkisi bu şekilde yılda birden fazla sürgün verebilmektedir.


Ağaçların yaşı ağaçların odunsu tabakalarının kesilerek, oluşan yıllık halkalarının sayılmasıyla belirlenebilir. Ağaç yaşını ağaçtan kesit almadan (ağacı kesmeden) yani yıllık halkalarına bakmadan da belirleyebiliriz. Ağaçların yıllık boy sürgünleri sabittir. Her yıl bir sürgün dönemi veya vejetasyon dönemi içinde oluşan sürgünler belirgin şekilde görülebildiği için yalnızca yıllık sürgünler sayılarak ağacın yaşı belirlenebilir. Göknar, ladin, çam gibi birçok ibreli bitkide yıllık boy sürgünleri oldukça belirgin iken bazı geniş yapraklı türlerde yıllık boy sürgünleri birbirine karışır ve ayırt etmesi çok daha zordur. Dolayısıyla bu türlerin yıllık boy sürgünlerini deneyimli bir profesyonel rahatlıkla ayırt edip ağacın yaşını belirleyebilir.


Vejetasyon yılını tamamlayan ağaçların sürgünleri ucunda ve yanlarında tomurcuklar oluşur. Tomurcuklar vejetasyon dönemi başında patlayarak sürgünleri ve çiçekleri oluşturur. Çiçek yapacak olan tomurcuklar her ağaçta vardır. Bazı ağaçların çiçekleri kiraz ve badem çiçeklerinde olduğu gibi renkli ve çok gösterişli iken bazı odunsu bitkilerin çiçekleri ise oldukça sade bir görünümde bitki yaprağı gibi yeşilimsi renkte olurlar. Ayrıca çam, ladin, sedir gibi ibrelilerde de her ne kadar çiçeksiz gözükse de belli belirsiz çiçekleri olur. Bu çiçekler üremeyi sağlar. Genel olarak sürgün üzerinde bulunan tomurcuklar vejetasyon dönemi başında patlayarak sürgünleri yaparken bazı tomurcuklar patlamadan sürgün üzerinde kalır. Bu tomurcuklara uyuyan tomurcuk denir. Uyuyan tomurcuklar gelecek yıllarda belirli koşullar altında patlayarak sürgün yapabilir. Bu tür sürgünlere su sürgünü denir. Su sürgünleri bitkinin büyüme ve gelişme sürecinde fazla etkili olmazlar. Su sürgünleri rüzgar veya başlıca etkilerle kolayca koparak gövdeden ayrılabilirler. Yaprak döken ağaçlardan kavak, meşe, gürgen, kestane gibi türler çok güçlü sürgün verme özelliğine sahiptir. Kesilen yaşlı bir meşe ağacının kütüğünden yüzlerce sürgün oluşabilir. Yaprak döken maki bitkilerde de güçlü sürgün verme özelliği vardır. Makiler gibi Karadeniz'de yaygın olarak görülen Rhododendronlar (orman gülleri) de kesilerek yok edilemezler. İnsan vücudundaki saç ve sakal gibi kestikçe daha güçlü hale gelirler. Biz peyzaj mimarları ağaç ve çalıların sürgün verme, tomurcuklanma vb. özellikleri sayesinde bu bitkilerin bakım çalışmaları sırasında ağaçlara form verme gibi pek çok fırsata sahibiz.


Ağaçlarda tepe sürgünü, yan sürgünler, su sürgünleri, kütük sürgünleri ve kök sürgünleri oluşumları mevcuttur. Tepede tepe tomurcuğunun büyümeye başlaması yani patlaması sonucunda oluşan sürgüne tepe sürgünü denir. Tepe sürgünü bitki üzerindeki en uzun ve en güçlü sürgündür. Tepe sürgünü bitkinin boy uzamasını sağlayan en önemli sürgündür. Tepe sürgünü herhangi bir nedenle yok edilirse yan sürgünlerden en güçlü olanı tepe sürgünü olmaya yönelir. Yaprak döken ağaçlarda şayet birden fazla yan sürgün aynı güçte tepe sürgünü olmaya çalışırsa genellikle çatallanma olur. İbreli ağaçlarda çatallanma gövde üzerinde iyi bir görünüş yaratmaz. Bu nedenle ladin, göknar, sedir gibi ibrelilerde tepe sürgünü hep korunmaya çalışılır ve tepe sürgünü kesinlikle kesilmez.


Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere...

1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör